View transcript
Merhaba herkese,Ban Pınar Dokuzluoğlu ,Sandvik Coromant dijital pazarlama uzmanıyım. Bugün sizlerle birlikte,Meter Kesme Teknolojisi Prezeleme Webinarını gerçekleştireceğiz. Sandvik Coromant için güvenlik öncelikli,bu yüzden bulunduğunuz yerdeki acil çıkış noktalarının, toplanma noktasını nerede olgun lütfen farkında olun. Eğer üretimdeyseniz,koruyucu ekipmanlarını ,yıp,dızı kullanmaya lütfen önceliklendirin. Ülkemiz için acil durum numaraları 112, yani 112. Eğitim boyunca sorularınızı soru cevap kısmından sorabilirsiniz. Eğitim sonrasında da hepsini cevaplandıracağız. Ben sözü Yasin Bey'i devretmek istiyorum. Herkese iyi bir webinar diliyorum. Teşekkürler Pınar. Adım Yasin Erdoğan. Sandvik Coromant Türkiye Eğitim ve Merkez Sorumlusuyum. Yaklaşık 25 yıldır talaşlı imalat sektöründeyim. Ve son 7 yıldır da Sandvik Coromant'ta eğitim sorumlusu olarak talaşlı imalat eğitimleri veriyorum. Uygulama merkezimizde bizler neler yapıyoruz? Uygulama merkezimizde tezgah başına talaşlı imalat eğitimleri veriyoruz. Bu farklı konularda tonalama olsun, frezeleme olsun, karbür takımları olsun veya delme konusunda uygulamalı eğitimler gerçekleştiriyoruz. Bir de bundan ek olarak müşteri projelerini burada takımlandırma çalışması veya zaman çalışması, takım ömrü çalışması, iyileştirme çalışması yaparak burada müşteri parçalarını kesiyoruz. Ve en ideal sonuçları üreterek bunları müşteriye sunuyoruz. Bugün tabii frezeleme eğitimini gerçekleştireceğiz ama frezeleme eğitimine başlamadan önce burada ekranda görmüş olduğunuz bir uç kutusunun arkasındaki etiketi paylaştım sizlerle. Uç kutusu bize aslında bazı bilgileri veriyor. Yani üreticiyle yani ucu üreten firma ile aslında son kullanıcı arasında bir dil gibi algılayabiliriz bunu. Burada biz kullanacağımız ucu hangi kriterlerde kullanmamız gerekiyor veya ne şartlarda kullanmamız gerekiyor. İşte bu tarz bilgileri aslında biz en pratik olarak tabii ki de bu bilgileri biz internet ortamından veya kataloglardan alabiliriz ama hani en pratik olarak alacağımız aslında uç kutusunun arkasındaki etiket oluyor. Buraya baktığımız zaman mesela işte bu uç kutu biz mesela burada P harfi var. Bu P harfi aslında neyi simgeliyor ve hangi malzemeyi simgeliyor ve hangi malzeme şartlarında biz bu kesme datalarını kullanmamız gerekiyor. M harfi örneğin hangi malzemeyi simgeliyor ve işte pastanmaz çelik. Pastanmaz çelikte hangi malzemeyi burada biz nasıl şekilde kesmemiz gerekiyor. İşte bu tarz bilgileri ben nasıl kullanacağımla alakalı bilgileri biz buradan alabiliyoruz. Öncelik olarak ben burada bu tarz bilgilerin okunmasıyla başlayacağız. Daha sonra hani uç nasıl tercih edilir ve frezelemede takip etmemiz gereken hani takım yolları nasıl olması gerekiyor gibi eğitimimize aslında ilerleyeceğiz. Şimdi frezelemeye baktığımız zaman ton alamadan ayrı olarak şimdi tona tek takımın değdiği ve parçanın dönmesiyle oluşan aslında bir operasyon. Frezeleme ise burada tam tersine aslında aynı anda birçok ucun kesme bölgesinde olduğu ve ton alamanın aksine takımın döndüğü bir operasyon. Şimdi burada böyle olunca tabii bu operasyonda aslında birçok soru ortaya çıkıyor. Hangi çapta takımı kullanacağım? Yani bir eğer ki bir malzemeyi kesmek istiyorsam. İşte kesici ağız sayısı ne olacak? Hangi uçları kullanacağım? Tamam takımı seçtim ama tutucum ne olacak gibi kullanma mesafesi veya eğer ki bir fiksür kullanıyorsam, bir mengene kullanıyorsam veya bir bağlama aparatı kullanıyorsam bunlarınla ilgili ulaşabilecek problemleri nasıl egale edeceğim gibi. Aslında frezelemeye baktığımız zaman ton alama haricinde birçok soru ortaya çıkıyor. Ve bugün bu sorulara cevap arayacağız hep beraber. Şimdi tabii planlama sürecine baktığımız zaman bir operasyonu planlama sürecine baktığımız zaman her şeyden önce şu soruyu sormamız gerekiyor. Biz hangi iş parçasını keseceğiz? Şimdi iş parçasını keseceğiz derken şunu da analiz etmemiz gerekiyor. İki farklı yoldan analiz etmemiz gerekiyor. Öncelikli olarak keseceğimiz malzemelerin işlenebilirliğine bakmamız gerekiyor. Sertliği nedir? Çünkü malzemenin sertliğine göre belki biz kesme datalarını seçeceğiz. Veya malzemenin cinsine göre biz kesici ucu, kesici takımı seçeceğiz. Talaş kırma ihtimali. Sonrasında ise teknik resme bakacağız. Teknik resmi analiz edeceğiz. Çünkü eğer ki bana bir hassas bir operasyon veriyorsa ben belki bu uçlarımı ona göre seçeceğim. Hassas bir operasyon varsa eğer belki de operasyonu ikiye bölüp kaba ve finish şeklinde gerçekleştireceğim. İşte bu noktada malzeme ve teknik resmi analiz ettikten sonra belki de takım seçme işlemine veya operasyonun da kaç tane takım kullanacağım işlemine geçmemiz gerekiyor. Şimdi ISO malzeme gruplarına baktığımız zaman aslında bu ISO dediğimiz zaman aslında herkes için geçerli olan uluslararası standartlar olarak geçiyor. Şimdi P harfi dediğimiz zaman mavi kutu içerisinde bu bize çeliği simgeliyor. M harfi dediğimiz zaman sarı kutu içerisinde paslanmaz çelik. K harfi döküm. H sertleştirilmiş çelikler. Ama burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Her işte bir çelik aldık, sertleştirdik. Acaba o H grubuna giriyor mu? Hayır. Burada bir limit var. 45 Rockwell'in üzerine çıktığı zaman sertlik. Bu o zaman bizim için sertleştirilmiş çelik grubuna giriyor. Ama siz bir çeliği aldınız 20 Rockwell. Bunu sertleştirdiniz. İşte 30 Rockwell yaptınız. Bu hala aslında P grubunda kalmaya devam edecek ve bizler onu ona göre hesaplayıp veya takımlarımızı ona göre seçip işlememizi de ona göre yapmamız gerekiyor. Bu malzeme gruplarını bilmek önemli. Çünkü dediğim gibi az önce de göstermiş olduğum uç kutusunda görüldüğü üzere bir üretici size işte bu malzemeyi bu ucu al çeliğe göre kesme yap veya işte paslanmaz çeliğe göre kesme yap demez. Hayır. Aslında oraya ISO malzeme kodlarını koyarak işte M harfini biz onu oradan anlayabiliyoruz. Demek ki bu uç paslanmaz çelik için üretilmiş ve ben paslanmaz çelik için bu şartları kullanacağım. Bir de bunlara ek olarak tabii artık kompozitler de talaşlı imalat sektöründe girmeye başladığı için kompozitleri de o harfiyle nitelendiriyoruz. Tabii makineye baktığımız zaman gene planlama sürecinde iş parçasını tamam belirledik işte nasıl bir iş parçası teknik resim şartlarına baktık. Sonrasında biz bu malzemeyi bu operasyonu nerede gerçekleştirebiliriz? Hangi makinede gerçekleştirebiliriz? İşte dik bir işleme mi olacak yoksa yatay bir işleme tezgahı mı olacak veya 5x10 mi olacak? Veya 3x10 sadece kullanmak yeterli mi olacak gibi soruları soracağız. Onun haricinde bir de tabii makinemizde yüksek basınç pompası var mı? Yani bu örnek veriyorum bazı kapalı operasyonlarda veya içten su verme gereken yerlerde acaba gerekli olan soğutma basıncını biz alabiliyor muyuz? Bu soruyu sormamız gerekiyor. Bağlama şartlarını gibi bunlara tezgah şartlarında bakmamız gerekiyor. Tabii terimlerden bahsetmişken biz burada N harfi dediğimiz zaman iş mili devri oluyor. Şimdi burada tornalamada N harfi dediğimiz zaman o aslında ayna devri olurken frezeye geçtiğimiz zaman ise aslında dönmeyi hangi şeyi gerçekleştiriyorsa ona bakıyoruz. İşte tornada iş parçası dönerken evet iş mili devri dediğimiz zaman yani N dediğimiz zaman aslında aynadan bahsediyoruz. Frezeye geçtiğimiz zaman ise biz burada takımdan bahsediyoruz. Takımın dönüşünden bahsediyoruz ve dakikada kaç defa döndüğünü belirtiyoruz aslında. VC bizim için kesme hızı. D dediğimiz burada kesici çap. Bir de aslında DC dediğimiz zaman burada DCAP olarak belirttiğimiz kesme derinliğine göre kesici çap. Şimdi bu 90 derecelik takımlarda siz kesme derinliğini ne kadar değiştirirseniz çap değişmeyecektir. Ama eğer açılı giriş açısı farklı bir takım kullanıyorsanız bu noktada siz kesme derinliğine göre farklı bir çap elde edeceksiniz. Ve esasında biz devri hesaplarken de buradaki çapa göre hesaplamamız gerekiyor. Buraya baktığımız zaman evet kesme hızı bir formülümüz var. PDN bölü 1000 dediğimiz. Buradan aslında biz kullanacağımız devri hesaplayarak direkt tezgaha aslında yazmamız gerekiyor. Burada aslında şu. Tabi 1000 ve pi sayısı standart. VC dediğimiz o kesme hızı değerini biz üreticiden alıyoruz. Sadece bir operatör olarak son kullanıcı olarak bizler sadece takımın çapını belirleyerek burada değeri giriyoruz. Ve çıkan değeri de direkt tezgaha devri olarak yazabiliyoruz. İlerlemeye baktığımız zaman ise ilerleme aslında torna'dan biraz daha farklı. Yani torna'da bize verilen direkt FN değerini yazarken aslında frezede uç kutularında veya kataloglarda bize bir FZ değeri verir. Yani direkt tezgaha yazacağımız bir değer verilmez bize. Çünkü üretici şunu söylüyor. Ben diyor tamam sana bir uç ürettim veriyorum bunu. Ama ben bu ucu hangi takıma bağlayacağını bilmiyorum. Bu ucu 50 çapında bir takıma da bağlayabilirsin. 80 çapında bir takıma da bağlayabilirsin. İşte o her iki takıma bağladığın zaman şartlar değişiyor. Çünkü ilerlemeyi etkileyen bir devir değeri var. Ve devir de çapa bağlı aslında. Bir de bunlara ek olarak Z dediğimiz ağız sayısı. Bunu hani ilerleyen sayfalarda konuşacağız sizlerle. Ağız sayısı da çok önemli burada. Çünkü üretici tekrar aynı soruyu soruyor. Diyor ki ben evet bir ucu ürettim. Bu ucu sana veriyorum. Ama sen bu ucu bağlayacağın takımda kaç tane bağlayacağını ben bilemiyor olabilirim. İşte bir operasyonda aynı takım belki aynı çapta. Aynı konseptte diyelim. Bir operasyonda belki 4 ağızlı bir takıma bağlayabilirsin. Diğer operasyonda belki 5 ağızlı bir takıma bağlayabilirsin. İşte burada kriterler çok değişken oluyor. Ondandır ki mesela eğer ki bana sorarsanız evet bir takım kullanacağız. Biz buna ne kadar ilerleme değeri verelim? O zaman ortaya 3 tane soru çıkıyor. Bir, üreticinin size vermiş olduğu FZ yani diş başına kaldırma değeri nedir? İki, sen bu takımı hangi çapta bir ucu hangi çapta bir takıma bağlıyorsun? İki, takımdaki ağız sayısı nedir? İşte bunların bütünün bize tabla ilerlemesini veriyor. Ben bunların hepsini bir araya getirip çarptıktan sonra tabla ilerlemesini buluyorum. FN dediğimi aslında şu bir bakıma FZ ile yani diş başına ilerleme ile bağlantılı. Tonla da FN kullanıyoruz. Çünkü zaten tonla da tek ağız kullandığımızdan kaynaklı olarak yani buradaki Z değeri tek ağız kullandığımızdan kaynaklı olarak zaten bir çarpanın ifadeyi değiştirmediği için zaten FN de aslında FZ gibi oluyor. Ama devirle bağlantılı olduğu için bir devirde aldığı ilerleme miktarı olduğu için biz tonlarda FN değerini kullanıyorken frezelerde FZ değerini kullanabiliyoruz. Mesela biz bir iki uç kutusuna baktığımız zaman işte hangisi tonla hangisi freze diye eğer ki karışıklık yaşıyorsak şuna bakabiliriz. Frezede verilen uç değerleri FZ cinsinden veriyorken tonla da FN cinsinden veriliyor. Tabii bunlara baktığımız zaman işte bir de bunlara ek olarak aslında biz Hx dediğimiz talaş kalınlığını konuşacağız sizler. Çünkü talaş kalınlığı aslında frezeleme çok önemli bir kriter. Tamam biz FZ kulu olarak kullanıyoruz ama talaş kalınlığı ileride anlatacağım sizlere. Çünkü talaş kalınlığı değiştikçe bizim ilerleme değerimiz de değişecek. Tabii terimlerin tanımına devam ederken AE ve AP dediğimiz aslında AP aynı tonlamada olduğu gibi talaş derinliğini yani eksenel talaş derinliğini ifade ederken AE ise bizim kesme genişliğimizi ifade ediyor. Çünkü bir frezede 50 mm çapında bir takım kullanabilirsin ama 50 mm çapında bir takım kullanırken bunun işte 20 mm belki de kesme genişliğe sahip olabilirsin veya 30 mm kesme genişliğe 40 mm kesme genişliğine sahip olabilirsin. İşte bu değişkenler aslında bizim operasyonel değişikliğimizi sağlıyor. Ve AE bizim için önemli bir kriter. Hani AE'yi seçme durumu önemli bir kriter. Takım seçimine geçtiğimiz zaman evet makinede mahsettik makinede neler olması gerekiyor biz makine şartlarını nasıl belirlememiz gerekiyor. Sonrasında planlama sürecinde takım seçme sürecine geçtiğimiz zaman öncelikli olarak tabii şunu bakmamız gerekiyor. Biz hani operasyona bir bütün olarak baktığımız zaman evet tezgah çok önemli. Evet uç da önemli çünkü kesmeyi gerçekleştiren uç. Takım da önemli çünkü hani az önce bahsetmiştik takımın çapı, takımın işte giriş açısı, kaç adet ağız sayısı olacağı. Bir de bunlara ek olarak aslında tutucu da çok önemli. Çünkü bizim dediğim gibi komple bir ricidlik istiyorsak evet sadece tezgah çok iyi, uç da çok iyi ama aradaki tutucu yani o kadar ricidlik sağlamıyorsa bize o zaman operasyonda gene problemler yaşayacağız. Şimdi buraya baktığımız zaman BT dediğimiz bazı sistemler var. Mesela şurada işte oturma yüzeyi olarak şuradaki konik yüzeyi. Bir de big plus dediğimiz aynı şu buradakine benzer olarak ama tek farkı şu hem konik yüzeyi oturuyorken buradaki konik yüzeyi oturuyorken aynı anda alın yüzeyi de oturarak aslında bize daha fazla ricidlik sağlayabiliyor. HSK dediğimiz sistemlerde tabi burada kamalı bir bağlantı sistemi var. Çünkü mesela tamam biz bu konuyu bağladık evet hassas bir oturtma sağladık ama hani takımın pardon tutucunun makine spindle içerisinde dönüşünü engellemek için bir de aslında bize buraya denk gelen kamalar destek sağlıyor. HSK'ya baktığımız zaman ise silindirik bir yüzey var daha kısa gene buradakine benzer aslında evet ve yine bir kama sistemi var ama tabi ki de nedir? Daha kullanımı kolay otomatik değiştirmelere daha elverişli olduğu için aslında HSK sistemi de tercih ediliyor. Bir de Kepto sistemi var. Kepto sisteminde bir kama sistemi yok. Daha üçgen bir yapıya sahip olduğu için gene aynı şekilde bakın hem buradaki konik yüzeyi hem de alın yüzeyi oturuyorken bu bize çok çok daha iyi bir ricidlik sağlıyor. Şimdi bir kama bağlantılı sistemi olmadığı için ve tamamen bir üçgen yani silindirik olmayıp da bir üçgen yapıya sahip olduğu için aslında bu bize iyi bir tork iletimi iyi bir hani bükme momenti de aslında sağlayabiliyor ve kullanımı da gayet otomatik ve kolay. Ve şunu söyleyebilirim tabi eğer ki elle bir takım değiştirme işlemi gerçekleştiriyorsanız bu tabi size şunu da sağlayacaktır. Önceden ölçmüş olduğunuz bir takımı söküp tekrar taktığınızda buradaki tolerans değeri ne kadar küçükse takımı tekrar sıfırlama durumunuzda o kadar ortadan kaybolacaktır. Kesici ağız sayısına baktığımız zaman evet az önce bahsettiğimiz gibi tabla ilerlemesini aslında direkt etkileyen kesici ağız sayısına baktığımız zaman bu bize ne sağlıyor aslında? Bir stabilite sağlıyor. Şimdi onu konuşacağız sizlere. İki verimli. Hani verimliği aslında nasıl sağlıyor? Şu şekilde siz kesici ağız sayısını arttırdıkça bir çarpan olarak gözüktüğü için tabla ilerlemesinde kesici ağız sayısını arttırdıkça tabla ilerlemesi de artacaktır. Bu da zaten size zamandan tasarruf sağlayacaktır. Ama şöyle ki evet biz hani zamandan kazanalım diye her operasyonda kesici ağız sayısını arttırmamız mı gerekiyor? Hayır tabii ki de arttıramıyoruz. Operasyonun tipine göre. Şimdi bu kesici ağız sayısı aslında çapla birlikte büyüyen bir şey değil. Sizler mesela aynı çapa sahip ama farklı ağız sayısına sahip takımlara da sahip olabilirsiniz. Burada anlatmaya çalıştığım şey şu karşılaştırmayı yaparken aynı çaptaki bir takımın farklı ağız sayısını nasıl kullanabiliriz diye. Çünkü çap büyüdükçe zaten hani ölçüsel gereği zaten ağız sayısı da artabiliyor. Ama burada konuşacağımız dediğim gibi aynı çapta olması. Şimdi aynı çapta dedik ya mesela şimdi bütün o sayıları göz önüne aldığımız zaman şimdi sizler burada tabii farklı farklı harflerle nitelendirilmiş ama hani harfleri çok değil de aslında burada ağız sayısına hani odaklanabiliriz. Çünkü neden örnek veriyorum siz kataloğu açtığınızda evet bir takım tercih edeceksiniz. Orada bakacaksınız. Örneğin Sandvik katalona baktığınız zaman eğer ki takımı seçerken haş gördüğünüz yerde şunu anlayabilirsiniz. Heavy'den gelme. Haş gördüğünüz yerde hı tamam bu çapın ağız sayısı daha fazla. Zaten orada hani size ağız sayısı değerini vereceklerim. M gördüğünüz yerde mesela daha orta medium. L gördüğünüz yerde ise daha az. Yani aynı çapta daha az ağız sayısına say. Peki ben bunları neye göre seçmem lazım? Şimdi stabil olmayan durumlarda ben ilk önce daha eğer ki çapı değiştiremiyorsam ilk önce daha düşük ağız sayısını kullanmam gerekiyor. Çünkü zaten stabilite yok. Stabilite ne olmaması? Dedik ya hani aslında ağız sayısını arttırdığımız zaman ilerlemeyi de arttırıyoruz. İlerlemenin artması demek kuvvetlerin de artması demek. Eğer ki stabilite yoksa yani orada tezyatta veya fiksürde veya takımda bir stabilite durumu yoksa o zaman zorlanacaktır. O zaman ne yapmamız gerekiyor? Evet ben burada çapı kullanmam gerekiyor. Çapı da değiştiremiyorum. O zaman ağız sayısını düşürerek takıma gelen kuvvetleri düşürebilirim. Tabii bununla aynı şekilde mesela takıma gelen kuvvetleri düşürdüğüm için bununla bağlantılı olarak örnek veriyorum. Mesela diyelim ki tezgahın gücü de zayıf. Yani tezgah orada ki o çalışmayı kaldıracak kahva değerine sahip değil. Bu noktada da işte az ağız sayısı bize işe yarıyor. Aynı mantıkta baktığımız zaman mesela uzun takım kullanırken şimdi tekrardan aynı şekilde kuvvet geldiği zaman takıma daha düşük kuvvet geldiği zaman takıma o zaman titrişimi azaltacaktır. Uzun takım kullandığım yerde çok ağız sayısı kullandığım zaman kuvvet artacağından kaynaklı olarak titreşim de artacaktır. Gibi bunlara haricinde evet gücün sınırlı olduğu yerde biz daha düşük ağız sayısı kullanabiliyoruz. Bunların haricinde tabii bizim için hani talaşı tahliye etmek önemliydi ya. Özellikle kapalı bir operasyonla çalışıyor açık bir operasyonla sorun yok. Hani kenar frezeleme yapıyorsunuz. Zaten hani etraf boş olduğu için ama eğer ki bir oluk işliyorsak bir cep boşaltıyorsak işte o noktada bize talaş alanı lazım. Hani talaşın daha rahat tahliye olabilmesi için. Şimdi burada karşılaştırma yaptığımız zaman. Şöyle kırmızı rengi alalım. Karşılaştırma yaptığımız zaman bakın şuradaki talaş alanı ile bu takımların aynı çapta olduğunu düşünelim. Buradaki talaş alanı ile buradaki talaş alanı karşılaştırdığımız zaman zaten o aradaki farkı görebiliyoruz. Demek ki uzun talaş oluşturan malzemelerde kapalı çalıştığımız ceplerde örnek veriyorum. Daha düşük ağız sayısı tercih ederken işte açık alanlarda kenar frezeleme yaparken bu noktada işte daha çünkü benim için öncelik verimlilik çünkü. Bu noktada ben daha fazla ağız sayısını tercih ederek aslında verimliliği arttırabilirim. Örneğin ISO-K dediğimiz döküm malzemelerde. Şimdi döküm malzemeleri zaten uzun talaş çıkartmadığı için hani toz talaş çıkartmadığı için burada ben mümkün olabildiğince ağız sayısını arttırabilirim. Veya düşük A-E kullanarak yani düşük kesme genişliği kullanarak az önce bahsetmiş olduğum gibi kenar frezeleme yapabilirim gibi. Aslında operasyonun dipine göre sizin yapacağınız işte işleme göre ağız sayısını seçebilirsiniz. Tabii bunlara ek olarak H-E dediğimiz aslında H'tan daha da fazla hani ağız sayıp takımlar da var. Bir de evet şunu da söyleyebilirsiniz. Ben bu noktada ne kullanacağım bilmiyorum ki genelde ağırlıklı olarak zaten M kullanılıyor hani piyasada. Ben bu noktada işte düşük ağız sayısını kullanacağım yoksa çok fazla mı ağız sayısını kullanacağım gibi bir durumda şunu tercih edebilirsiniz. Orta dediğimiz medium dediğimiz takımları tercih ederek evet ikisinin arasında kalan bir ağız sayısını örnek veriyorum bu 6 bu 8 ise bu da 7 ağızlı olabiliyor. Bunu tercih edebilirsiniz. Duruma göre belki hani operasyon sürecinde değişikliğe gidebilirsiniz. Tabii şimdi şu ana kadar bahsetmiş olduğumuz takımlarda uçları bağlarken uçlar arası mesafe eşit. Yani açı eşit. Ne demek istiyorum? Şimdi biz bir normal bir takım aldığımız zaman şimdi şu uç ile buradaki uç arasındaki açı diğer uçlara göre hepsi eşit. Yani şuraya da bir çizgi attığımız zaman şuradaki açı da eşit. Bu normal olarak aldığımız takımlardan geliyor böyle. Şuradaki açı şuradaki açı şuradaki açı eşit. Aslında komple bütün uçlar eşit açılarla yerleştirilmiş. Differansiyel dediğimiz değişken adımlı bazı takımlar var. Şimdi öncelikli olarak biz bunu neden almamız gerekiyor? Veya hani neden böyle bir takım tercih etmemiz gerekiyor? Bu aynı mantık parmak frezeler için de geçerli. Burada şu an takma uçlu frezeler için konuşuyorum ama aynı mantık aslında ekranda görmüş olduğunuz gibi bu noktada parmak frezeler için de geçerli. Eğer ki bu tarz bir şeyle hiç karşılaşmadıysanız bugüne kadar şunu yapmanızı öndürüm. Eğer ki imalatınızda bir dört ağızlı bir parmak freze varsa şöyle ağız kısmını şöyle hani hemen karşınıza alıp baktığınız zaman şunu fark edeceksiniz. Tabii hani eğer öyle bir özelliğe sahipse ağız sayıları ağız açıları birbirinden farklı. İşte ona öyle bir takıma biz diferansiyel takım diyoruz. Peki ne işe yarıyor? Şimdi aşağıdaki baktığımız zaman bakın mesela şuradaki açı birbirinden farklı. Şimdi peki bu ne işe yarıyor bizde? Şöyle ki Diyelim ki bir yerde titreşim alıyorsunuz. Şimdi bu titreşimin gelme nedeni aslında o rözeranstan kaynaklanıyor. Siz o şeyi kırdığınız zaman harmonik o titreşimi kırdığınız zaman yani sizler eşit gelen şeyleri kuvvetleri bozduğunuz zaman işte o noktada titreşimi yenerek daha stabil daha titreşimsiz bir kesme yaşayabiliyorsunuz. Şimdi bu noktada evet bu ikisini mesela hani belki aramızda kullananlar vardır. Hani bunlara da aslında takımın kod yapısına baktığımız zaman bu değişikliği görebiliyoruz. Örneğin Sandvik Koromat'ta siz işte bir takım sipariş edeceksiniz. Normal bir takım haricinde diferansiyel değişken adımlı bir takım sipariş etmek istediğinizde işte orada bir noktada D harfini hani eklendiği zaman ben şunu anlıyorum. Bu konseptte bu çapta ama diferansiyel yani değişken adıma sahip bir takım. Eğer ki dediğim gibi titreşimle ilgili problem yaşadığınız noktada bu sizler için tabi bu da belli bir yere kadar. Çünkü bundan sonrası artık silent tos dediğimiz titreşimsiz takımlara geçmemiz gerekiyor. Bu noktada çözüm olacaktır sizlere. Kesici uç seçimine baktığımız zaman aslında aynı mantıkta donanamada olduğu gibi burada kalite ve geometriye bakmamız gerekiyor. Hani kesici uç seçiminde çünkü önemli bir faktör kalite ve geometri. Ama kesici malzemenin gelişme sürecine baktığımız zaman örneğin sağda görmüş olduğumuz malzemeyi işleyebilmek için 1900'lü yıllarda aslında keseceğimiz malzemeden biraz daha sert bir çelik kullanıyorduk. İşte onu da ekranda gördüğümüz gibi 100 dakika değiştiyorduk. Tabi malzemenin gelişme sürecinde haşises takımları çıktıktan sonra 26 dakika. Sonrasında tabi ki de karbül takımlar piyasaya çıkıyor. Sonra işte karbül takımlara kaplama teknolojisi işte geometri teknolojisi eklendikten sonra şu tarz bir malzemeyi günümüzde 5 dakikanın da aslında yarım dakikanın da altında işleyebiliyoruz. Tabi haşises dediğimiz takımlar günümüzde hala yok mu? Var tabi bugün farklı matkap çeşitleri haşises olarak gelebiliyor. Punta matkapları haşises olarak gelebiliyor. Veya piyasada çıktığımız zaman farklı freze takımları haşises olarak bulabiliyoruz. Ama karbül takımlara göre ömürleri daha düşük olacaktır. Peki karbül çok önceden kullanılmıyor muydu? Kullanılıyordu tabi ki de ama şu şekilde kullanılıyordu. Bir presleme yöntemiyle kalıptan çıkarak değil de karbül bir malzeme çelik bir malzemeye lehimleme yöntemiyle bağlanarak şu şekilde görmüş olduğunuz gibi. Lehimleme yöntemiyle hani bağlanarak ve tekrardan bileme sürecinden geçtikten sonra işte artık operasyonunuzun tipine göre tekrardan bu şekilde kullanılabiliyordu. Günümüzde de hala hani bu tarz bir süreç aslında kullanılıyor bazı firmalarda. Tabi 1940'lı yıllarda ilk takma uçlu uç piyasaya çıktı. Bu da aslında tabi ki de bugün kullandığımız şekilde değil daha basit geometrik şekillerde ve kaplama olmadığı için aslında hani ucun ana rengi gri şekilde çıkıyordu piyasaya. Tabi kaplamayla birlikte hani ne oldu? Aslında o üretkenlik dediğimiz kısım kaplama ve hani geometrin de gelişmesiyle birlikte üretkenliği şu anki bulunduğumuz noktaya hani getirdi. Şimdi uç seçiminde aslında iki tane bizim için uç nokta var. Yani bir topluk dediğimiz nokta bir de aşırma direnci dediğimiz nokta. Bu tabi tonalamada da aslında aynı durum mevcut. Ama tonalamada bu durum biraz daha geniş. Çünkü tonalamada sürekli bir kesme olduğu için veya yeri geldiği zaman darbeli kesme olduğu için bu noktada biz aslında bu alanı genişletebiliyoruz. Ama şimdi burada öncelikli olarak frezeye baktığımız zaman ise frezede evet darbeli bir kesme var. Devamlı çünkü uç giriyor çıkıyor giriyor çıkıyor. O zaman bu bir aslında darbe oluşturuyor. Genelde tonalamanın haricinde daha tok uçlar kullanılıyor. Şimdi peki bu topluk aşınına direnci nereden geliyor? Şimdi baktığımız zaman buraya bakın bunlar karbür tozu. Hani öğütülmüş karbür tozları. Bu karbür tozlarını da bir arada tutmak için kobalt dediğimiz şu açık renkte olanlar malzeme kullanılıyor. Şimdi buraya baktığımız zaman ise bu tarafa baktığımızda ise şimdi karbür tozları daha ince. Şimdi daha ince olunca aradaki boşluklar da daha az oluyor. Boşluk daha az olunca da kobalt miktarı daha az oluyor. Bu zaman bu bize ne veriyor? Karbür oranı daha fazla olduğu için bu bize aslında daha yüksek aşınma direnci veriyor. Bu tarafta ise evet kobalt miktarı bir miktar daha fazla olduğu için. Çünkü karbür tozları biraz daha büyük olduğu için kobalt miktarı daha fazla olduğu için. Bu da bize aslında ne veriyor? Topluk veriyor. Şimdi biz darbeli olan bir yerde tok bir uç tercih ederken darbe olmayan sürekli kesmenin olduğu ve kesme koşullarının çok iyi olduğu bir noktada aslında aşınma direnci yüksek bir uç tercih edebiliriz. Bu da tabii şu şekilde mülgün hocam şimdi biz bunu tabii bu üreticinin yapmış olduğu bize. Ben şimdi son kullanıcı olarak bir ucu hani ortadan ikiye bölüp de hani acaba karbür tozu büyük mü küçük mü bunu bilemem. Bunu bana üretici aslında vermesi gerekiyor ki veriyor. Hani bunu kod yardımıyla bana bu bilgiyi veriyor. Örneğin ben şurada bu ISO P'ye baktığım zaman işte P35 dediği zaman ben anlıyorum ki evet bu uç tok bir uç. ISO mesela P15 dediği zaman çelik için bu uç aslında aşınma direnci yüksek olan bir uç. Bu aynı mantıkla diğer malzemeler için de geçerli. Şimdi kalite seçimi dedik ya mesela hani burada şartlara bakmamız gerekiyor. Hocam şeyi nasıl seçmemiz lazım şimdi hani işleme koşulları nasıl olması gerekiyor ve ben evet aşınma direnci yüksek olan ucu veya aşınma direnci düşük olan ama toplu yüksek olan bir ucu neye göre nasıl seçmem lazım? İşte bu noktada işleme koşullarına bakmamız gerekiyor. İşte darbe var mı yok mu? Darbe yok diyelim. Darbe yoksa takımdan daha yüksek bir performans verimlilik istiyorsam o noktada işte daha aşınma direnci yüksek olan bir uç tercih edebilirim. Burada şuna bakmamız gerekiyor işte. Şimdi takım çalışacağı yerde çok aslında vuruntu yapıyor mu? Şurada olduğu gibi. Ama tekrar şunu belirtmem gerekiyor. Bu durum torna'da olduğu gibi daha geniş bir alana sahip değil. Çünkü torna'da 0-5'den başlıyor. P-0-5'den başlıyor. P-40'a kadar gidiyor. Aradaki 5'e 5'e atlıyor. Freze'de ise bu durum aslında daha var. Çünkü frezelemenin kendisi de zaten hani her bütün şartların iyi olması durumunda bile gir çık gir çık yattığı için uç orada bir darbe oluşuyor. Ama dediğim gibi darbenin de hani şiddetine bakmamız gerekiyor. Burada olduğu gibi. İşte bu şartlara göre benim işte hangi ucu, hangi kaliteyi tercih ettiğimi görmeniz gerekiyor burada. Evet. Kaplamaya baktığımız zaman ise hani kaplama evet iki türlü kaplamamız var. Kimyasal kaplama CVD dediğimiz, PVD dediğimiz de fiziksel kaplama. Bu kaplamaların özelliklerini eğer bilirsek hani ben son kullanıcı olarak bu kaplamaları ben neye göre seçmem gerekiyor? Bu özellikleri bilirsek örneğin CVD kaplama dediğim zaman şunu anlıyorum. Daha kalın bir kaplamaya sahip. Şimdi daha kalın bir kaplamaya sahip olan bir uç bana şunu vermesi gerekiyor. İçeriği daha iyi koruyabilir çünkü kaplama kalın. Yani bu demek şuraya geliyor. Demek ki termal direnci var. Yani zaten kesme bölgesinde bir ısı oluşuyor. Ben bu ısıyı egale edebilirim. Aşırma direnci yüksek. Ama kaplamayı kalınlaştırdıkça şunu da hani göz ardı etmememiz gerekiyor. Evet ne kadar kalın bir kaplama daha iyi bir koruma sağlayacaktır diyebiliriz. Ama burada bir dezavantajımız da var. Biz kaplama kalınlığını ne kadar arttırdıkça köşelerdeki keskinliği de o kadar azaltmış oluyoruz. PVD'ye baktığımız zaman ise bu daha ince bir kaplamaya sahip. Peki daha ince kaplama bana ne sağlıyor? Evet keskin köşe sağlıyor. Belki de ihtiyaç duyduğum yerde keskin köşeleri kullanmam gerekiyor. Bu daha tok bir yer sağlıyor bana. Yani daha tok bir operasyon sağlıyor bana. Şimdi bu noktada şuna bakmam gerekiyor. Eğer ki frezeleme ile karşılaştırma yapacaksak. Hocam ben CVD'yi şimdi bu anlattıklarımıza göre nerede kullanabilirim? Örneğin şimdi şuna bakmamız gerekiyor. Yüksek ısı nerede oluşuyor? Yüksek ısı oluşması demek bir ucun temas süresinin fazla olması demek. Şimdi sadece yorumluyorum şu an sizler için. Şimdi bir yüzeyi frezeleme operasyonu gerçekleştirdiğimizi düşünelim. Ve takımın %70'ini %80'ini kullandığımızı düşünelim. Takım giriyor uzun bir süre kesmede kalıyor sonra çıkıyor. Bir de kenar frezeleme yaptığımızı düşünelim. Takım çok az bir mesafe çalışıyor. Örneğin takımımızın çapı 20 mm olsun. Siz 2 mm kenar frezeleme yapıyorsunuz. Yani takımın %10'unu kullanıyorsunuz. Tık tık. Çok kısa bir süre şeyde kalıyor. İşte bu noktada şuna bakmamız gerekiyor. Bir de duvara karşı çalıştığı için orada aslında takımda bir darbe de var. Ha demek ki ben kenar frezeleme yaparken ısı oluşturmuyorum. Ama yüzeyi frezeleme yaparken ısı oluşturuyorum. İşte bu noktada belki hani tercihlerinizi buna göre yapabilirsiniz. Tabii ki de bunların haricinde örnek veriyorum. PVD'yi daha keskin olduğu için finish operasyonlarınızda da tercih edebilirsiniz. Bir de şunu belirtmek istiyorum. Bütün karbür takımlar işte bu parmak freze olsun. Bu bir mat kap olsun. PVD kaplama olarak yapılır. CVD değil. Şimdi geometri seçimine baktığımız zaman ise şimdi geometri kalite dediğimiz aslında kesme hızıyla bağlantılı. Geometri ise ilerleme ve talaş deliliyle bağlantılı. Bundandır ki mesela geometri bir ucun geometrisine baktığımız zaman bir ucun teknik resmine baktığımız zaman bunlara kataloglarda veya ucun internet sayfasına tahmin ediyorum ulaşabilirsiniz. Bulabilirsiniz bu tarz teknik resmi. Bize iki tane teknik resim verecektir burada bakın. Şimdi bu iki bilgiyi nasıl kullanabilirim ben? Peki veya iki tane neden teknik resim var dediğimiz zaman? Şimdi bir uç hem talaş deliliği hem de ilerlemeyle bağlantılı olduğu için bakın burada zaten bize iki yuvarlak içerisinde vermiş. Demek ki bir şu köşeyi talaş deliliği yani yaptığım köşeyi ve buradaki teknik resimini açıklamış. İlerleme çünkü daldım kesiyorum. İlerleme yaptığım kenarı ise buradaki teknik resimini vermiş bana. O zaman ben şuraya geleceğim. Takımın kesme yapabilmesi için buradaki ölçülere dikkat etmem gerekiyor. Örnek veriyorum 0.13 vermesine demek ki benim belki de ilerleme değerim 0.13'ün üzerinde olması gerekiyor ki takım kesme gerçekleştirebilirsin. Şimdi geometri seçiminde aynı takımın kesici ağız seçiminde olduğu gibi farklı farklı harfler mevcut burada da. Burada da şunu hani bakabiliriz. İşte H dediğimiz kısım gene heavy yani ağır kesme şartları. M medium orta kesme şartları. L ise light yani daha düşük kesme şartları. Tabi bunları en iyi şekilde şuradaki onların kesitlerinden daha iyi anlayabiliriz. Örneğin bir kaba geometriye baktığımız zaman negatif bir ters açı var burada şurada görmüş olduğunuz gibi. Bu bana şunu söylüyor. Uçun küt olduğunu ve kapa operasyonlara göre daha dayanıklı olabileceğini gösteriyor bana. Bir L dediğimiz daha keskin bir uca baktığımız zaman ise bakın burada bana keskinlik veriyor. Daha light bir kesme. O zaman şuraya geliyorum. Eğer ki tezgahın kuvveti çok yüksek değilse ve ben operasyonu gerçekleştirmek istiyorsam o zaman daha keskin bir ucu alarak kesmeyi daha rahat atabilirim. Kesme kuvvetlerini daha rahat yapabilirim. Bu sayede aslında operasyonu gerçekleştirebilirim. Veya bir finish operasyonunda düşük değerler vererek kuvvetleri düşürebilirim ama düşük değerleri alabilmesi için de bir keskin uç kullanmam gerekiyor ki kesme gerçekleşsin. Ben çünkü operasyonda sürtme gerçekleşsin istemiyorum. Örneğin ben diyelim ki onda beş derinliğinde bir finish operasyonu gerçekleşeceğim. Şuradaki uçla ben eğer ki finish operasyonunu gerçekleştirirsem bu kesmeden daha çok aslında sıyırma gibi olacaktır. Onun içindir ki operasyonun görene de bizler bu uç tercihini yapmamız gerekiyor. Tabii bazı uçlar vardır. Taşlanmış uçlar bazı uçlar vardır. Direkt presten çıktığı gibi aslında bize gönderilen uçlar. Şimdi buraya baktığımız zaman taşlanmış uç ile preslenmiş ucu biz direkt belki de gözle baktığımız zaman anlayamayabilir olabiliriz. Çünkü çok yakından bakılması gerekiyor belki de bakın şuradaki şunu kenardaki o hani hafif bir bombe şurada ise keskinlik işte ben bunu aslında ucun kodundan anlıyorum. Örneğin ben kodda M harfini görürsem anlıyorum ki bu uç benim için presten çıktı bana geldi. E'li görürsem eğer bu da şu anlama geliyor taşlanmış bir uç. Şimdi şuraya baktığımız zaman bakın E L yani taşlanmış keskin bir uç M L taşlanmış pardon presten çıkmış ama light yani keskin bir uç medium taşlanmış bir uç medium prestenmiş bir uç heavy dediğimiz bir usta taşlanmış bir uç koymalarına gerek kalmıyor çünkü zaten kaba operasyonları için kullanacağımız bir ucu taşlamanın hani aslında çok da bir anlamı olmuyor. Bu noktada aslında burada kaba operasyonu için bunu tercih ederken çok hassas finish operasyonlarında ise taşlanmış keskin light bir ucu tercih edebiliriz. Şimdi uygulamaya baktığımız zaman hani tamam artık takımımızı da seçtik takımımız çapını belirledik kesici ağız sayısını belirledik makinemizde ilerleme şartlarını belirledik frezelemede tonalamanın aksine önemli bir durum daha var programlama işte parçaya nereden gireceğim parça üzerinde nasıl ilerleyeceğim bunların hepsi aslında bizim için bir kriter. Şimdi talaş oluşumuna baktığımız zaman talaş nasıl oluşuyor? Çünkü bunu anlamak önemli çünkü ileride bununla ilgili farklı detalara giriş yapacağız. Şimdi talaşa baktığımız zaman takım bu yönde ilerliyor. Bizim takımın bir merkezi var değil mi? Spindle merkezi dediğimiz eksen takım bir noktasından giriyor şu noktada maksimum talaş kanalına ulaşıyor ve üçüncü noktadan da çıkıyor. Bu şekilde aslında talaşı oluşturuyor. Girip çıktığı içinde zaten tonalaki gibi bir talaş uzama problemi yaşamıyoruz bu noktada. Şimdi frezelemede altın kural diye bir kural var. Biz aslında bütün operasyonlarımızda öncesinde de tabii talaşın nasıl oluştuğunu gördük. Çünkü talaşın ucun bir yerden gelip bir yerden çıkması gerekiyor. İşte bu gelip çıktığı nokta biz takımı konumlanırdığımız çizgi bizim için çok önemli. Çünkü önemli olan şey aslında bizim o altın kuralı yakalayabilmemiz. Frezelemede altın kuralı. Bu sadece şunu söylemek istiyorum. İşte belli başlı operasyonlar için değil de aslında bütün operasyonlar için geçerli oldu. Siz istiyorsanız cep boşaltma yapın. İsterseniz kenar frezeleme isterseniz yüzey frezeleme yapın. Yani frezelemenin olduğu yerde bizler bu altın kuralı işlememiz gerekiyor. Peki altın kural nedir? Altın kural şu. Şimdi dedik ya uç bin ortadan girecek bin ortadan çıkacak. Şimdi talaşın oluşma şekli çok önemli bizim için. Biz diyoruz ki altın kuralda talaş kalın taraftan oluşsun. Yani uç talaşa kalın taraftan girsin ince taraftan çıksın. Çünkü uç talaşın bir şekli olacak. Talaşın bir tarafı kalın genelde eğer ki çünkü sizi yuvarlak bir takım kullandığı için giyiş yaptığınız bir kesme esnasında ne yapıyorsunuz aslında ilerleme yaptığınızdan dolayı arka tarafa doğru kesme yapıyorsunuz. E kesme yaptığınız zaman zaten bir noktada talaş kalınlığına başlayacak bittiği noktada inceden bitecek. Burada önce şu şey animasyonu bir izletmek istiyorum size. Tam olarak talaş kalınlığı nedir? Eğer ki siz takımı full soktuğunuz zaman bakın burada full soktuğunuzdan kastım şu aslında full slot işlerken yani takımı aslında 180 derece kesme yaparken %100 kullanırken tab şuradan uç giriş yapıyor değil mi? Şuradan çıkıyor. Ne demiştim ben? Takımın işleme ekseninde yani şu spindle ekseninde ise bakın burada talaş maksimum kalınlığa ulaşıyor. Burası önemli bir kriter bizim için. Şimdi buradan giriş yapıyor. E giriş yaparken full slot yaptığında zaten ince bir talaştan başlayacak. uç kesme eksenine geldiği zaman talaş maksimum ulaşacak. Buradan da çıkış yaparken ince alacak. Tamam ama bu full operasyon için. Bu zaten genelde çok kullanmadığımız durumlar. Şimdi burada takımı nasıl konumlandırdığımız çok önemli. Birazdan gelecek olan Hanis video. Bakın takımı biraz sağ konumlandırdım. Bunları anlatacağım sizlere. Burada kalından giriş yaparak burada inceden çıkış yapıyor. Bakın farklı bir şekilde konumlandırdığın zaman takım inceden giriş yapıyor. Kalından çıkış yapıyor. Burada ise bakın şu kırmızıya dikkat etmenizi istiyorum. Uç üzerinde yüksek bir yük varken bir anda ucun boşluğa çıkması aslında burada ucu etkiliyor. Burada ise giriş yaparken uç sürterek giriş yapıyor belli bir süre sonra ilerliyor talaş kalınlıkla kesmeye başlıyor. Zaten benim istediğim durum şu. Uç sürtmesi uç kesme gerçekleştirsin. Şimdi buraya baktığımız zaman bunu bilmiyorum aramızda cam yapan kişiler var mı? Cam yapan hani cam programlarında böyle bir seçenek vardır. Climb veya işte conventional diye iki tik vardır mesela. Hani siz climb seçersiniz veya conventional seçersiniz. İşte bazı cam programlarında climb yanında işte recommended diye tavsiye edilen şekilde bir ibare vardır. Şimdi aslında bu bizim camp programında böyle mesela hani altın kuralı bize vermek isteyen bir durum. Çünkü ne demiştik altın kural aslında hani kalından ince el. Şimdi bu bazı yerlerde şöyle de görebilirsiniz. Down milling veya up milling yukarı frezeleme veya aşağı frezeleme burada terimler değişebilir ama mantık aslında aynı. Şimdi resimleri incelediğimiz zaman hani climb'ın hani aslında tırmanmanın anlamında olması nedeni aslında şurada bakın giriş yaparken kalın taraftan şurada eğer ki mouse'u görebiliyorsan şurada kalın taraftan giriş yaparak aslında tırmanmaya çalışıyor ve inceden çıkıyor burada gördüğünüz gibi. Burada ise şu inceden giriş yapıyor kalından çıkış yapıyor. Şimdi bu bizim istemediğimiz durum. Ben size şöyle diyorum mümkün olabildiğince bütün operasyonlarınızda mümkün olabildiğince diyorum bütün operasyonlarınızda kalından ince durumunu gerçekleştirin. Yani down milling dediğimiz climb milling dediğimiz durumu gerçekleştirin. Şimdi bu da nasıl oluyor aslında? İşleme yönünde işleme yönünde takımı malzemenin sol tarafına yerleştirin. Baktığınız zaman şu şekilde zaten onu gördüğünüz zaman kalından mı giriyor? İnceden mi? Çünkü böyle girdiğiniz zaman aslında talaşı takım işte malzemenin arasından arkaya mı doğru atıyor? Bunu bu şekilde hani gözlemleyebilirsiniz ama burada biraz eğer ki bununla ilgili hiçbir durumla karşılaşmadıysanız bir çalışma yapmadıysanız tahmin ediyorum zamanla eğer ki hani dikkat ettiğiniz sürece zamanla oturacak bir durumdur bu. tabi kesime giriş dediğimiz noktada hani ben az önce şöyle bir şey demiştim işte mümkün olabildiğince full slot'tan kaçınmamız gerekiyor. Nedir o? Evet eğer ki şimdi bir operasyon vardır ve o operasyonu ben full slot girim haricinde herhangi bir durum gerçekleştiremiyorum dediğiniz noktada eğer ki başka bir ihtimali yoksa o zaman full slot takımı kullanabilirsiniz. Yani takımı çapını komple malzemeye sokabilirsiniz. Ama ihtimal yoksa başka bir şey. Onun dışında pek tavsiye edilmiyor. Takımın %50'sini ise burada şunu belirtmek istiyorum hani kesinlik belirtmek istiyorum burada altını çizerek kesinlik belirtmek istiyorum. Takımın kesinlikle ve kesinlikle %50'sini kullanmaktan kaçın yani siz atıyorum 50 mm çapında bir takım kullanıyorsunuz işte AE kesme genişliğini 25 mm seçerseniz veya işte bir cam yapıyorsunuz orada işte takımın ne kadarını kullanayım dediğinizde %50'yi seçerseniz orada şunu yapmış oluyorsunuz. Biz ne demiştik? Kesme ekseninde talaşın maksimum ulaştığı hani kalınlık olarak maksimum ulaştığı nokta aslında burası. Siz son olarak şöyle yapıyorsunuz. Zaten talaş maksimum olduğu noktada siz takımı direkt çok fazla bir yükle karşılaştırıyorsunuz. İşte bu da ne oluyor? Aslında titreşime eğilim sağlıyor. Peki önerilen durum nedir? Ben size şunu şu şekilde önerebilirim. Eğer ki yüzey frezeleme gibi bir operasyon yapıyorsanız takımın %70-80 arasını kullanın. Kerem frezeleme yapıyorsanız işte zaten takımın %50'sinden daha azını kullanacaksınız. Şu iki operasyon belki daha önerilidir ama kesinlik dediğim gibi %50'sinden kullanmaktan kaçının. Full slot dediğimiz notada eğer ki başka bir ihtimal yoksa hani evet kullanmaktan kaçının ama ihtimal yoksa da hani kullanabilirsiniz. Şimdi tabii burada hep takım malzemeden küçük olarak konuştuk. Yani nereden nasıl şekilde ilerleyeceğiz? Eğer ki öyle bir operasyon seçtik diyelim bizim takımımızın çapı malzemeden daha büyük. Şimdi genelde şu yapılıyor takımın ekseni malzemenin eksenini yani tam ortasına konumlandırarak kesme gerçekleştiriyor ki bu aslında yanlış bir durum burada görmüş olduğunuz gibi. Burada da mesela hani titreşim eğilimi daha da artıyor çünkü siz direkt kuvveti takıma veriyorsunuz ve eşit hani dağılımla veriyorsunuz. Aslında burada o kuvvet dağılımını bozduğunuz zaman titreşim eğilimin de aslında azaltmış oluyorsunuz ve burada takımı kesme ekseninde baktığımız zaman şimdi burada kesme ekseni şu şekilde diyelim kesme yönü de bu şekilde ilerlesin. Siz takımı kesme yönünde parçaya göre bir miktar sola konumlandırdığınız zaman hem titreşim eğilimini azaltacaksınız burada bahsettiğim tabii büyük çaplı takımdan bahsediyorum malzemenin genişliğine göre. Hem de kalından girip inceden çıkacağı için aslında altın kurulu da işlemiş oluyorsunuz. Şimdi burada tabii hani şöyle bir şey var. hem daha büyük AEE'ye sahip veya daha küçük AEE'ye sahip burada kritik soru şu aslında bizim sormamız gereken operasyonun için. kullandığınız takımda siz takımın %50'sinden azını mı kullanıyorsunuz yüksek yükseliden fazlasını mı kullanıyorsunuz? İşte bu soru aslında bir noktaya cevap verecektir. Çünkü şartlar değişiyor. Hani şimdi eğer ki takımın %50'sinden daha fazlasını kullanıyorsanız o zaman takımın temas zamanı daha fazla oluyor. Burada daha fazla ısı çıkartmış oluyorsunuz ortaya. Takımın %50'sinden daha azını kullanıyorsanız daha az temas oluyor ve daha az ısı çıkartmış olacaksınız. O zaman bu noktada kesme şartları da değişiyor. Aynı takımı aynı ucunu kullansak da kesme şartları da değişiyor. Şimdi tabii evet hep malzeme üzerinden bahsettik. Hani malzeme yüzeyinde nasıl ilerlememiz gerekiyor? Ama bir durum da şu bizim malzemeye nasıl bir giriş yapmamız gerekiyor? Şimdi bu noktada aslında piyasaya baktığımız zaman herkes direkt malzemeye giriyor. Bu aslında şöyle söyleyebilirim takımın en fazla ömrünü yediği yer malzeme ilk giriş yeri. Şimdi takım en fazla eğer ki ömrü malzemeye girerken yiyorsa o zaman benim buna bir önlem bulunmam lazım. Benim o girişi yumuşatmam gerekiyor. Şöyle ki bakın ilk girişte bakın kırmızılıklara dikkat etmemize bakın ilk girişte hem ne kadar takımı doğru konulandırsan da hem ne kadar evet belli bir noktada altın kuralı elde etsem de ama o ilk girişte kalaş kalından kalına çalışıyor. Belli bir noktaya geldikten sonra aslında kalından inceye. Ama ben eğer ki girişi yumuşatırsam dairesel bir giriş yaparsam bunu mesela eğer ki frezilme operasyonunuz varsa gözlemlemenizi istiyorum. İlk giriş yaptığınız zaman takımdaki ses ile parça üzerindeki ilerlemesi ile takımda oluşan ses asla birbirinden farklıdır. Çünkü o ilk girdiği yerde asla kalıntalaş oluşturuyor. Burada dikkat etmemiz gereken noktada şu işte dairesel giriş yapacağız ama hani o dairesel yaptığımızın girişin de yönü önemli. Örneğin burada G2'yi kullanmamız gerekiyor. Yani saat yönünde bir radüs yaparak her zaman giriş yapmamız gerekiyor. Saat yönün tersi yönde bir hani illaki radüsü giriş yapacağım dediğin noktada da aslında çünkü takım yönü değişmiyor. Hani kesme M3 olarak kullandığımızda evet böyle ama siz takımı sağ değil de sol kullanıyorsanız yani M4 olarak kesme gerçekleştiriyorsa o zaman buradaki de tam tersi olacak. Bu noktada dikkat etmemiz gereken nokta şu. Bir evet giriş yaparken hani özet geçmemiz gerekirse giriş yaparken takım zorlanıyor en fazla ömrü orada yiyor girişi yumuşatmamız gerekiyor altın kurula işlememiz gerekiyor ama girişi yaparken sağ saat yönünde bir radüs yaparak giriş yapmamız gerekiyor. Saat yönü tersi yöze değil hani M3 dönen takımlara göre bunları gerçekleştiremedik. Bir açılı giriş de yapabilirsiniz. Yani açılı bir giriş yaparak da operasyonu aslında gerçekleştirebiliriz. Ama şunu söyleyebilirsiniz öyle bir yer var ki ben takımı oradan sokmak zorundayım ve fiksür veya mengene artık bağlama aparatları neyse bana o radüsü giriş yapmama engelliyor olabilir. Bu tarz durumlar karşılaşırsak eğer bir çözüm değil ama bir alternatif diyebiliriz. Bu noktada takımın ilk girişi orada rahatlama yapmak amacıyla ilk giriş yani burada ne diyebiliriz takımın yarı çapına kadar giriş yapma kısmında örnek veriyorum 50'lik takım kullanıyorsak işte bir 25 milimetrelik mesafe giriş yaptıktan sonra normal ilerlemeye alabiliriz. İlk tarafta takımın ilerlemesini %50 kısmımız bile hani bir çözüm olmayacaktır. Yani bu sağ taraftaki gibi o dairesel giriş gibi çünkü hala hani o altın kuralı yakalayamıyoruz ama bir alternatif olacaktır. Bunu da şöyle öneriyorum dediğim gibi az önce bahsetmiş olduğum kriterlere göre. Burada size bazı yapılmış test sonuçlarını göstermek istiyorum. Bakın dairesel giriş çünkü bunun ne kadar önemli olduğunu takım ömrü açısından ne kadar önemli olduğunu göstermek istiyorum. Dairesel giriş 15 pasodan sonra 2 pasodan sonra inkonel malzemesi için 316 paslanmaz 8 pasodan sonra 3 pasodan sonra 300 paslanmaz tabi bu durumu biz işlemesi kolay olan malzemelerde daha geç görebiliriz ama mutlaka aynıdır. Sıcak iç takım çeliği işte belli bir pasodan sonraki hali belli 84 paso sonrasındaki aşınma durumu bu bize aslında burada büyük bir fark gösteriyor. Dediğim gibi işlenmesi özellikle işlenmesi zor olan malzemelerde inkonel gibi titanyum gibi veya paslanmaz çeliğin bazı varyasyonlarında aslında bu çok daha hani görülebilir bu durum. Alüminyum işliyorsunuzdur evet yine bir frezelemenin kuralı olarak o altın kuralı işlememiz gerekiyor ama belki alüminyumda o fark çok çok daha uzaktır ama işlemesi zor olan bir malzemede dediğim gibi takımın ilk giriş ananı bunu her zaman gözlemleyin ilk giriş ananı zaten tezgattan çıkan ses de kesme sesi farklı olacaktır. Tabii yani şunu söylüyorum sizlere mümkün olabildiğince özellikle frezelede program yapan hani kişilere söylüyorum mümkün olabildiğince takımın hareketlerini keskin keskin yapmayın. Mümkün olabildiğince burada dairesel hareket kullanmaya özen gösterin. Örneğin yüzey frezeleme yapıyorsunuz. Bakın dairesel giriş yapıyorum ilerliyorum işte dönüşümü dairesel yapıyorum. Mümkün olabildiğince takım hep giriş çıkış yapmıyor. Hani hep takım kontakta kalıyor. Aslında bu çok önemli. Ama siz yüzey frezeleme yapıyorsunuz. Gir çık gir çık gir çık emin olun bu sadece ömürden yiyorsunuz. Ama devamlı takım kesmede olduğu zaman ki burada önerim size dışarıdan başlayarak içeriye doğru kesme yapmanız ki hani gene aynı şekilde altın kuralı işleyerek ve hiçbir şekilde keskin hareket yapmadan kenar frezeleme yapıyorsunuz. Yani sadece yüzey demir hayır. Bakın kenar frezele demir. Hani geldik 90 derece döndük. Evet belki de elle yazıyorsanız bir şeyleri belki program yazması daha kolaydır ama takımın ömründen gidiğini hani size söyleyebilirim. Mümkün olabildiğince burada bakın tarihsel hareketlerle yapmaya özen gösterin. darbeli yüzeyler olabilir. Bu noktada burada hani size tavsiyem şu şekilde olacaktır. İşte darbeli bir yüzey var. Tek seferde üzerinden alalım. Aslında bu bize daha fazla zarar verecektir. Belki de şöyle yapabilirsiniz. Hani daha küçük bir takımla o işte şurada görmüş olduğunuz gibi boşluk varsa etrafından dolaşabilirsiniz. Veya işte bir darbe varsa önce bir kısmı daha sonra bir kısmı yapabilirsiniz. Şimdi burada tabii ortaya şu soru çıkıyor. İşte acaba işte o yüzeyi tek seferde işleyebilmek için eğer ki başka bir hani şeyimiz yoksa belki tek seferde finish yüzeyi atmamız gerekiyor ama kavradan bahsediyorum. Acaba büyük çaplı takım kullanmak her zaman verimli mi? Evet. Bakın burada bakın devamlı giriş yaptığınız zaman kırmızılıklara kırmızı renge özellikle hani dikkat edin takımın aslında ömrünü yediniz. O zaman siz devamlı gir çık gir çık yaparsanız olmuyor. Keskin hareket yaptığınızda da asıl takım sanki malzemeden çıkmış girmiş gibi oluyor. Bakın keskin hareketlerde hani takımın zorlandığı yerler ama bir dairesel hareket yaptığınız zaman ve devamlı kesmede kaldığınız zaman bakın dışarıdan içeriye doğru size daha iyi bir ömür verecektir. Ve tabi burada da altın kuralı işlemekten kaçırmıyoruz. Bakın burada da gene keza öyle büyük bir takım tabi biz burada hani bu şekilde bir parçalara yapabiliriz ama burada bir kanal olduğunuzu düşünebilirsiniz veya bir boşluk olduğunuzu düşünebilirsiniz. Bakın kırmızılıklar bize aslında orada belki de o boşluğun etrafından dolaşmak sizlere daha iyi bir avantaj sağlayacaktır. Evet. Bakın büyük takım kullandığınız zaman nerelerde vuruntulu çalışıyor bunu görebiliriz. Aslında bunlar bizim operasyon esnasında veya hani günlük hayatımızda gözle fark etmediğimiz şeyler ama hani takımda gerçekleşen şeyler. Burada hani konuyla alakalı veya hani aklınıza takılan tekrar hani hatırlatmak istiyorum. Lütfen chat kısmına sorularınızı yazın. Zaten hani sunum bittikten sonra sorularınızı cevaplayacağım. Şimdi az önce vermiş olduğum örnekle alakalı o animasyonla alakalı bir gerçek hayattan bir hani örnek göstermek istiyorum bizlere. Daha önce hani şu bir uçak parçası uçağın o motorunun hani artık dış kısmında bulunan bir parça. Müşteri bunu 100 mm çapında bir kesici işte üzerinde 12 tane uç var ve tek seferde işçiyordu. Az önce animasyonda görmüş olduğumuz gibi. Ve takım ömrü 200'e idi. Zaten mağazanın zaten işlemesi sert olan bir mağazanın. Burada ise hani yeni çözüm olarak 50 mm bir takım 50 mm çapında bir takım 5 ağızlı ve kenardan dolaşarak aslında bir operasyon gerçekleştirdiğimizde ise takım ömrü 4 yüzeye kadar çıkabiliyor. Şimdi bazen evet takım seçmek önemli ama operasyonu takım yolunu seçmek de aslında frezelemede çok önemli bir kriter. Şimdi talaş kalınlığına baktığımız zaman şimdi dedim ya az önce talaş maksimum oluştuğu kalınlık takımın ekseninde. Tamam eğer ki takımı ben atıyorum çapının %70'ini 80'ini kullanıyorsam sorun yok. Ama eğer ki takımın %50'sinden altını kullanıyorsam işte o zaman o noktada ben yeniden bir hesaplama yapmam gerekiyor. Bakalım bakın animasyonda gösterdiğimiz gibi şurası bizim için maksimum talaş kalınlığının ulaştığı yer. Ama siz kenar frezeleme yaparken burası boşta kalacağı için zaten takım o maksimum veya istediği talaş kalınlığına erişemiyor. O zaman ne yapmamız gerekiyor? Belki de ilerlemeyi arttırarak şu noktada talaş kalınlığına erişebiliriz. İşte burada bir örnek vermek istiyorum ama tabii bunu hani uygulama vasıtası yapabiliriz ama burada kağıt üzerinde bu nasıl oluyor veya ne kadar değişebiliyor benim derinliğimi ne kadar arttırıyor onu göstermek istiyorum size. Diyelim ki bir takımımız var. R390 dediğimiz bir uç var üç ağızlı bir takım çapımız da 25 2 mm genişliğinde bir kesme operasyonu gerçekleştireceğim yani AE 2 mm bu demek oluyor ki ben takımımın %8'ini kullanacağım. Hx dediğimiz ilerlememiz de 90 derece olduğu için zaten burada bana FZ'ye değeri vermiş 0.15 yani talaş kalınlığın 0.15 burada bize verilen değerler yani bir katalogda bir uç kutusunda bize verilen değerler aslında sen takımın %75'ini kullanıyormuşsun gibi verir sana. Geri kalan durumları senin hesap etmen lazım tekrardan. Yani ben her türlü operasyonda işte hani alayım o kutudaki değerleri kullanayım diyemeyiz. Yorumlamamız gerekiyor operasyona bakmamız gerekiyor ona göre değişikliği yapmamız gerekiyor ki değişikliği şimdi burada hani ne kadar değiştiğini sizlere göstereceğim. 2 mm'lik kesme yapacağım yani takımın aslında %8'ini kullanacağım. Bir kenar frezeleme operasyonu diyebiliriz. Şimdi 90 derecelik bir takım için tablo değerine bakabiliyorum. Bu tabloları düzeltme faktörü dediğim gibi internetten ulaşabileceğiniz bilgiler bunlar. işte %8 için benim 90 derecelik bir takım bana verdiği düzeltme faktörü 0.54 şimdi ben bu düzeltme faktörünü alıyorum yeniden çünkü ilerleme değerini bulmam için hesaplamamı yaptığım zaman benim tezihatla kullanmam gereken fz değeri 0.7 bu yaklaşık olarak bana verilen değerin iki katı. Bu şu an anlama göre fz bir çarpan olduğu için tablo ilerlemesinde o zaman ben gerçek ideal bir kesme değeri kullandığım zaman 10 dakikada bitirebileceğim bir işi aslında 5 dakikada bitirebiliyorum. Bu çok büyük bir verebilik. Ve takıma da istediğini veriyorum aslında. Bu basit bir hesaplama kağıt üzerinde sadece sizlere o aradaki değerin farkı ne kadar olduğunu hani göstermek istiyorum. Bunu uygulamalar vasıtasıyla telefon uygulamalar vasıtasıyla çok daha rahat yapabiliyorsunuz. Bir de tabi giriş durumu var. takımın giriş açısı bu noktada aynı mantıkta hani talaşı inceltiyoruz. High fit kavramı buradan geliyor zaten yüksek ilerleme. Bakın 10 derece olduğu zaman talaş çok inceliyor. Siz bu noktada aynı talaş kalınlığını yakalayabilmek için ilerlemeyi arttırıyorsunuz. Bu da zaten yüksek ilerlemeli bir takım oluyor. Tabi bu noktada da yüksek ilerleme avantaj sağlıyorum ama bir ya da dezavantaj sağlıyorum. Bu da bana aslında limitli bir talaş kalanı. Bakın burada görüldüğü gibi limitli bir talaş derinliği veriyor. Talaş kaldırma oranı bu da aynı tonunda olduğu gibi aslında bütün operasyonlarda kullanabileceğiniz bir durum talaş kaldırma oranı olarak geçer. Q değeri veya metal kaldırma oranı veya metal removal rate olarak farklı farklı isimlerde görebilirsiniz bunu. Şu şekilde örneğin diyelim ki iki tane takımınız var ve bir operasyon gerçekleştireceksiniz. Yüzey frezeleme operasyonu. Elinizde iki tane takım var. Şimdi şu soruyu sormamız gerekiyor. Üç tane de olabilir. Ben bu iki takımla hangisi çünkü ikisi de gerçekleştiriyor operasyonu ama hangisi benim için daha ideal? Şimdi bunu da tabii yani uygulama dediğimiz o telefon uygulamalarından bakın kesici çapını yazabilirsiniz. Burada alıyorum bunu 63 giriş açısı 25 derece yazabilirim bunu. Kesme hızı değeri kesme derinliği buradaki şartlara giriyorum. Bakın burada merkezlenmiş iş başlığı burada bana soruyor. Kritik sorudur. Sakın unutmayın. Takımın yüzde 50'sinden fazlatını mı kullanıyorsun? Yüzde 50'nin altına mı kullanıyorsun? Çünkü bu bizim için dataları değiştireceğimiz yerdir. Evet 280 şimdi burada şunu görüyoruz aslında işte şu takımı kullanırsam benim dakikada kaldıracağım talaş hacmi 280 cm küp işte buradaki takımı kullanırsam benim dakikada kaldıracağım talaş hacmi 120 cm küp yani bir dakikada kaldıracağım fazla talaş miktarı bana aslında verimliliği sağlıyor. Bu tarz uygulamaları kullanmanızı öneriyorum. Özellikle talaş kaldırım oranını kullanmanızı öneriyorum. Çünkü iki takım arasında evet bir takımı aldınız. Ben size diyelim ki sizin tedaviçiniz size işte evet bu takımı al bu şartlarda kullan. İşte bu takım başka bir takım var bunu da bu şartlarda kullan. Başka bir takım geldi bunu da bu şartlarda kullan. Tamam. Hangisi benim için verimli? Bilemiyoruz. Hani düğmeye basmadan bunu bilemeyiz. Ama öncesinde bunun hesabını yaparsak talaş kaldırma oranının hesabını yaparsak bunu bilebiliriz ve o takımı direkt dediğim gibi kullanabiliriz. Güç dediğimiz kısım aslında çok önemli frezelemede. Gücün bir formülü var ama bu formülü dediğim gibi burada çok değmeyeceğim. yine uygulama vasıtasıyla bunu aslında bize hesaplayabiliyoruz. Ama şimdi diyelim ki bir data seçtik ve bizim için bir kahva değerini bulmamız gerekiyor. Çünkü şunu istiyorum ben. Evet ben bir şey seçtim ama hani tezgah bu operasyonu gerçekleştirecek mi? Bu soru da önemli aslında. Veya tezgah boşa mı çalışıyor? Hani ben her zaman şu soruyu sorarım mesela. Hani tezgahınızın yüklenme değerini yüzde kaçta kullanıyorsunuz? Mesela ben genellikle burada örnek veriyorum yüzde altmışta kullanıyorum. Siz mesela bu soruyu kendinize sorabilirsiniz. Eğer ki tezgahınız varsa veya sorumlusu olduğunuz departmanda kaç tane tezgah varsa bir bakın her tezgahın ekranında bir yüklenme değerini gösteren spindle yani eksen yüklenmelerinden bahsetmiyorum. Spindle'ın yüklenme değerini gösteren bir değerler vardı. Bunları kontrol edin. Bakın ne kadar da kullanıyorsunuz. Evet. Yine bir uygulama burada tavsiye ediyorum Sandvi Koromantum Machine'in kalkulator uygulamasını kullanabilirsiniz. Şimdi burada iş millet devrini bulduk. Tabla ilerlemesini yazıyorum. Bakın AE değerini kırıyorum burada. Şu soruyu soruyordum. Hani yüzde elliden daha fazla mı daha az mı? Burada bu değişikliği yaptığım zaman tabla ilerlemesini bana net olarak verebiliyor. Talaş kaldırma oranı ve güç yani tezgahtan çekmem gereken güç. 6.44 kahva. Şimdi ben bu 6.44 kahvayı nasıl kullanabiliyorum? Şimdi benim tezgahımın hani bir güç ve tok grafiği mutlaka önünüzde olsun masanızda olsun veya hani tezgahınızın bunu bilgiye bazı tezgahlarda arka elektrik panosunda ulaşabiliyorsunuz ama genelde kitaplardan hani tezgahı kitaplarından aslında ulaşabileceğiniz bir bilgi. Şimdi peki bu şeyi ben nasıl kullanıyorum? Hani bu tarz bir güç tork grafiğini ben nasıl kullanıyorum? Örneğin bir operasyon seçtim ve hesabımı yaptım. İşte dedim ki bu operasyonu yerleştirdiğim zaman şunu görüyorum grafiğe yerleştirdiğim zaman şunu görüyorum diyorum ki 9k'la bu devirde 814 devri buldum çünkü burada bu devirde bu tokta çalışacak. Şimdi çizgiyi de aştığı için bakın normalde benim tezgahım 87 Nm ama ben 105 Nm şu ihtimali düşünüyorum diyorum ki bu tezgah operasyon esnasında spindle durabilir. O zaman bakın daha henüz operasyona geçmeden bunu hesablıyorum. O zaman farklı bir alternatif düşünüyorum ve tezgahımı da konforlu alana sokmak istiyorum. Farklı bir çapta çünkü çapı düşürdüğüm için devri arttırabileceğim. Devri arttırabildiğim için de yüksek güç elde edebileceğim. Çünkü burada benim tezgahımın hani buradaki velere göre ben evet 25 kava gösteriyor burada ama ben 25 kavayı 2500 devirden sonra veriyorum. Demek ki 2500 devre altında aslında tam güçte belki de çalışamayacağım. Yeni değerleri elde ettiğim zaman bakın 44 Nm 5 kava bunu da buraya eklediğim zaman bu şekilde aslında karşılaştırma ve tezgahımı yüklenme değerini hesap edebiliyorum. Yüzey kalitesine baktığımız zaman bu noktada şu şekilde bakılabilir. Şimdi biz uçları bağlıyoruz ama hani uçların eğer ki taşlanmış bir uç kullanmıyor isek presten çıkan uçlara tolerans farklılıkları olacaktır. Bu bakarsınız mesela hani üreticiden üretici değişiklik gösterebilir. Şimdi bu tolerans farklılıkları bağladığınız zaman hani uçları siz takıma bağladığınız zaman en alttaki hani en altta kalan uç size tavsiyem şu şekilde eğer iyi bir yüzey kalitesi tercih etmek istiyorsanız komporatörü koyun uçların hassas bir komporatör olsun uçların yüksekliklerine bakın. Yani çünkü en altta kalan uç bakın şu şekilde çizgi çizen uç olacaktır. Veya bir tane viper ucu hani bağlayarak aslında iyi bir yüzey kalitesi elde edebilirsiniz. Kuru frezeleme veya kesme sıvısı kullanma burada tabi bazı malzemelerde kuru çalışabiliyoruz. Bazı malzemelerde ise ıslak çalışmamız gerekiyor. Örneğin pastanma sürekli kesme sıvısı kullanılması gerekiyor. Titanium malzeme hani zaten olmazsa olmaz. İnconel malzemesinde dökümde şu hani kesme sıvısı aslında ortamda oluşan tozu bastırmak için hani belki tercih edilebilir. Çelikte ise şunu gözlememenizi istiyorum. Aslında yaptığınız operasyonda kuru çalışma aslında iyi bir sonuç verebiliyor. Islak çalışanlarda ise yani kesme sıvısı kullananlarda şunu gözlemlemesini istiyorum. Hani kuru dediğim aslında hava. Hani çünkü sonuçta takımda soğutman gerekiyor. Termal çatlaklar oluşuyor. Çünkü dedim ya size hani frezeleme kesikli bir operasyonda. Gir çık gir çık gir çık o zaman ne oluyor? Bir sıcak bir soğuk bir sıcak bir soğuk onun işte o noktada o sıcaklık değişimleri uçlarda termal çatlaklara neden olabiliyor. Bunu eğer ki çelik kesiyorsanız ve işte kesme sıvısı kullanıyorsanız bu noktada gözlemlemenizi tavsiye ederim. Belki de çelik kesersen keserken havaya geçmeniz daha ideal olacaktır. Gözlemlemenizden sonra. Sorun gidermeye baktığımız zaman yetersiz yüzey kalitesinde dediğim gibi burada her şeyden önce şuna bakmamız gerekiyor. Mil salgısına hani kompatörü koyup milin içerisine veya milin o alın kısmına hani spindle'ın alın kısmına bakmamız gerekiyor. Acaba hani frezelin o hani Z eksen dediğimiz kısımda aslında bir salgı var mı? Çünkü yüzey kötü çıkıyorsa eğer. İşte burada belki de Viper uç kullanmamız gerekiyor veya işte az önce bahsetmiş olduğum gibi bir uç çiziyorsa eğer demek ki bir uç aşağıda kalmış yani bağlama sırasında onu belki değiştirmemiz veya düzeltmemiz gerekiyor. İşte geri kesme yapıyorsa eğer bir takım bu noktada da belki de radyal kesme kuvvetlerini yani kesme derinliğini azaltmamız gerekiyor. Tekrardan hani o şeye bakmamız gerekiyor milin eğimine bir de takımın da salgısına bakmamız gerekiyor. Aynı mantık bu sefer kenar filzeleme yaparken hani takımın salgısı çok önemli. Acaba eğer ki yüzey kötü çıkıyorsa eğimi fazla verdik burada hani belki de işte devri arttırıp yani kesme hızını arttırıp ilerlemeye azaltmamız gerekiyor gibi veya işte parçanın veya takımın rigid olup olmadığına bakmamız lazım. Takımı ömrünü etkileyen faktörlere baktığımız zaman şimdi diş sayısı takımın ömrünü etkilemiyor. Çünkü diş dediğim gibi ucu hani beş ağızlı bir takıma da bağlayabilirsin. Atıyorum dört ağızlı bir takıma bağlayabilirsin. Orada önemli olan o ucun istediği o değeri ona verebilmek yani hani ilerleme ve devir değerini ona verebilmek. AP dediğimiz aslında diğerlerine razıların en az etkileyen hani şimdi bir milimetre verme ile iki milimetre verme arasında takımın ömrünü çok fazla etkilemeyecektir. İlerleme evet kesme deniline göre biraz daha fazla. AE bakın burada seçmiş olduğumuz AE değeri de aslında bir faktör. Ama burada AE değeri işte hocam yani takımı işte %70 kullanmaktansa %10 kullanalım AE etkileyecek mi? Aslında şöyle işte vermiş olduğumuz AE'ye de göre kesme değerlerini ayarlayabildiğimiz zaman işte burada takımın ömrünü uzatabiliyoruz. Ve tabii kesme hızı aslında bizim için en önemli kriter. Bir takımın erken körülüyorsa hani operasyonuzda ilk basmanız gereken şey şu belki AE'yi değiştiremiyorsunuzdur. İlk bakmanız gereken şey kesme hızıdır. Acaba kesme ilk sorumuz bu olması gerekiyor. Kesme hızını yanlış mı verdik? Sonra ilerleme belki de AP'ye hiç bakmamanız gerekiyor. Özet gitmek olursa hani artık şu ana kadar hani ne anlattık? Nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Artık eğitimimizin de hani sonuna doğru geldik. Şimdi öncelikli olarak tezgahımızın gücünü bölmemiz gerekiyor. Çünkü tezgahın gücünü bileceğiz ki ona göre takımın çapını belireceğiz. Ona göre kriterleri belireceğiz. Kesici çapı çok ideal şekilde kullanmamız gerekiyor. Çok ideal bir şekilde konumlandırmamız gerekiyor. Doğru kesici ağız sayısını az önce anlatmış olduğum kriterlere göre belirememiz gerekiyor. Eğer gerekirse diferansiyel bir ağız seçmemiz gerekiyor. Kesme genişliği bu bu noktada da hani kesme esnasında tamam bir takım var ama işte beş tane ağız var. Kaç tanesi kesmede o an? Mesela işte dönüyor ya mesela sonuçta bazı uçlar boşta kalıyor. Bazı uçlar kesmede kalıyor. Kesme pozisyonu hani girişimiz işte takımını nasıl konumlandıracağımız giriş açısı burada hani işte yapacağımız operasyona göre veya işte bir yüksek ilerlemeli takım seçeceksek ona göre hani tekrardan ilerlemeleri optimize etmemiz gerekiyor. Kesici uç geometresi burada hani gene yapacağımız operasyona göre kaba bir uç mu seçmemiz gerekiyor yoksa daha light bir yani keskin bir uç mu seçmemiz gerekiyor. Doğru ilerleme değerini kullanmak az önce göstermiştim sizlere bir operasyon değişikliğinde biz şunu düşünebiliriz aynı ucu kullanıyoruz aynı takımı kullanıyoruz ve malzeme da aynı ilerleme değerini de verelim aynı şekilde. Hayır eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee eee çok önemli. Çok önemli. Çok önemli. Baş săfreat usu çok önemli. Kaçı çok önemli. und Ci bahsi eee eee eee eee eee eee AMT bow side high UU here sixty all flo kids you'rere seeing, sorry moonlight specifically, you're learning. If you don't need any training for us about this training, take, make a Powerpoint program. When you call it Um facet from A talk, like 70 sorpsit and 40 girls can be much Peak Y nak me certificate sagt to parti classes time This way now if there are questions All right here question O zaman eğitim çok iyi geçmiş. Yani tabii ki de dediğim gibi anlattığım aslında şöyle söyleyebilirim. Frezelemeyi biz bugün burada bir buçuk saate sıkıştırdık. Bu daha aslında uzun olması gereken burada bizim gerçekleştirdiğimiz uygulamalı eğitimler. Önümüzdeki Kasım ayında, 5-6 Kasım ayında bir frezeleme eğitimimiz var. İki günlük bir eğitim. İnternet sitesinden bunu inceleyebilirsiniz. Uygulamalı yüz yüze bir eğitim. Daha derin konulara hani orada değiniyoruz. Ve burada anlattığımız konuları da freze tezgahımızda uygulama olarak gösteriyoruz. Hani ne değişiyor gibisinden. Burada 5-6 Kasım'da dileğim gelebilir. Burada iki gün boyunca hani eğitimimize katılabilirler. Veya ilerleyen zamanlarda tekrar eğitimlerle ilgili bilgi almak istiyorsanız ekranda benim mail adresimi ben sizlerle paylaşıyorum. Mail adresimi paylaşıyorum. Burada istediğiniz soruyu eğitimlerle alakalı bana sorabilirsiniz. Bir soru geldi Yasin Bey sanırım. Zafer Bey sormuş. Evet. Interpolasyon işleminde. Yani interpolasyondan kastınız aslında bir yuva aşma. Hani dönerek yuva aşmaktan bahsediyorsunuz sanıyorum. Burada da aslında hani tabii ki de çünkü takımın dönüş yönü haricinde sizin ilerleme yönünüz. Bakın bir böyle de ilerleyebilirsiniz veya böyle de ilerleyebilirsiniz. Yani orada da aslında hani altın kurala uymamız gerekiyor. Evet. Şükrü Bey sormuş. Eğitim kaydı ilerleyen günlerde sizlere ulaşacak. Tüm kayıt olan kişilere göndereceğiz eğitim kaydını. Evet. Bu eğitimlerin kaydını mail adresinize link olarak gönderiliyor. Başka sorumuz yok. Ben teşekkür ediyorum katıldığınız için. Umut ediyorum sizler için faydalı olmuştur. Herkese iyi çalışmalar diliyorum. Herkese çok teşekkürler. İyi çalışmalar.